Tarih: 2025-12-26
Üretken yapay zekâ (Generative AI), kurumların içerik üretimi, bilgiye erişim ve iş süreçlerini hızlandırma gibi alanlarda önemli fırsatlar sunar. Ancak sürdürülebilir fayda için önce doğru kullanım senaryoları belirlenmelidir. En iyi sonuç alınan alanlar; toplantı özetleri, rapor taslakları, müşteri iletişimi için ön metinler, sık tekrar eden dokümantasyon işleri, destek ekipleri için hızlı yanıt üretimi ve yazılım ekipleri için kod asistanlığıdır. Buradaki kritik nokta, yapay zekâyı bir “otomatik karar verici” değil, “hızlandırıcı” olarak konumlandırmaktır.
Kurumlarda en sık yapılan hata, üretken yapay zekâyı her süreçte kullanmaya çalışmaktır. Oysa bazı süreçlerde yapay zekâ hata riskini artırabilir. Örneğin yanlış bir finansal yorum veya yanlış bir teknik yönlendirme ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kurum içinde hangi tip içeriklerde yapay zekânın serbest, hangi alanlarda kontrollü kullanılacağı netleşmelidir. Ayrıca kişisel veri, ticari sır veya güvenlik içeren verilerin modele girilmesi KVKK ve kurumsal güvenlik açısından risk doğurabilir. Bu nedenle veri sınıflandırması (kritik/kurumsal/kamu) gibi bir yaklaşım faydalı olur.
Başarılı kurumlar, uygulamaya küçük pilotlarla başlar. Örneğin bir departmanda 2–4 haftalık deneme yapılır ve ölçülebilir hedefler belirlenir: yazışma süresinde azalma, doküman hazırlama süresinde kısalma, müşteri dönüş hızında artış gibi. Pilot sonunda verimlilik artışı ölçülür ve gerekirse kullanım kuralları güncellenir. Bu süreçte eğitimin de rolü büyüktür: kullanıcılar doğru prompt yazmayı, çıktıyı doğrulamayı ve riskli alanları ayırt etmeyi öğrenmelidir.
FEBO yaklaşımı, üretken yapay zekâyı kurum hedeflerine göre konumlandırmak ve güvenli kullanım çerçevesi oluşturmaktır. Teknoloji seçimi, kullanım politikaları, ekip eğitimleri ve süreç entegrasyonu birlikte tasarlandığında yapay zekâ sadece bir araç değil, kurumun dijital dönüşümünün parçası haline gelir.
Etiketler: